Yenişehir’de artık kangren olmuş AKROS Çimento olayında şimdi de çevreciler bir birine düştüler.
Yenişehirle ilgili her şeye burnunu sokan Mehmet Kartal isimli çevreci işine geldiği zaman çevreci oluyor işine gelmediği zaman süt dökmüş kedi gibi çekiliyor köşesine. Efendim AKROS, ’a karşı olan bu efendiler aynı şekilde Bilecik Yenişehir arasında Celal Sönmez’in yaptırdığı Çimento Fabrikası için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. Yani işlerine geldiğinde çevreci işlerine gelmediğinde tırı vırı. Burcun Köyü sınırları üzerinde otun bile çıkmadığı araziyi allayıp pullayıp 1. sınıf tarım arazisi gibi gösteren bu sözde çevreciler nedense ormanın göbeğinde doğal güzellikleri ile ünlü bir bölge için seslerini bile çıkartamıyorlar. Yine Yenişehir Ovası’nı sulayan Kocasu’yun durumu o çevrecilerin hiç ama hiç umurlarında değil. Baraj bitti hala neden bu tutmuyor diye kimseye sormuyorlar, soramıyorlar. Şimdi de yıllarca birlikte hareket ettikleri GÜMÇED’İ eleştiriyorlar. Bununla ilgili bir mail geldi kahkahalarla güldüm büroda. Düne kadar göz bebekleri gibi korudukları GÜMÇED’e ağızlarına ne gelirse söylemişler. Ben böyle bir çevreciliği kabul etmiyorum. İşine geldiğinde çevreci gelmediğinde çevreci olmayan zihniyet bana göre iki yüzlü bir zihniyettir. Ağzı laf yapan sözde çevrecilere herkesin anlayacağı basit sorular soruyorum bunlara bile yanıt veremiyorlar. Mesela Burcun Köyü’nde yapılacak olan Çimento fabrikasının yerini neye dayanarak tarım deposu gibi gösteriyorsunuz? Siz bilmiyormusunuz ki bu bölgede ot bile çıkmı-yor? Bu gerçek ortada iken neden hala bu bölgeyi 1. sınıf tarım arazisi gibi gösteriyorsunuz. Bilecik sınırlarındaki Çimento fabrikasını neden görmezden geliyorsunuz? Kimden çekiniyorsunuz? AKROS Çimento’yu sahipsiz mi sanıyorsunuz? AKROS’u geçelim... Yenişehir’de uzun süredir tartışması yaşanan alkol fabrikası ile ilgili söylenecek hiç mi sözünüz yok? Çevreye yayacağı pis koku sizi hiç mi ilgilendirmi-yor? Hadi diyelim kokusunu geçtik peki yeraltı sularını tüketecek olmasının sizin için hiç bir önemi yok mu? Eğer yoksa siz nasıl bir çevrecisiniz ki işinize geldiği gibi hareket ediyorsunuz? Bu çevreciliğe yakışırmı sizce? Bu kadar basit soruların bile yanıtlarını veremiyorsunuz. Ondan sonrada çıkmışsınız çevreden, doğadan söz ediyorsunuz. Yenişehir’le ilgili ahkam kesmeye kalkıyorsunuz. Yenişehir’deki uzantılarınız size bunları söylemi-yor mu yoksa sizi yanlışmı yönlendiriyor? Elbette yönlendirmezler çünkü Yenişehir’deki uzantılarınızın derdi doğa veya çevre değil ki. Amaçları üzüm yemek değilki. Amaçları bağcıyı dövmek ama bunun içinde cesaretleri yok. Bu hayat böyle geçiyor işte. Kimse işini adam gibi yapamıyor. Herkes ille de karşılık bekliyor. Karşılık bekledikleri için başarılı olamıyorlar zaten. Hiç bir karşılık beklemeden çabalayan insanlar her işte başarılı oluyorlar. Bunun örnekleri oldukça fazla. İsterseniz bu örnekleri veri-rim sizlere. SÜS KÖPEKLERİ Yenişehir’de dönem dönem olmuştur. Kendisini dev aynasında gören cüceler boyundan büyük işlere kalkışıp akılları sıra inceden inceye karşısındaki insanlara hakaret etmeye kalkışmışlardır. Bu hakaretleri yaparkende kuyruklarını kıstırıp kıçlarının içine gizli gizli yapmışlardır. Bunları süs köpeğine benzetirim ben. Bilirsiniz süs köpekleri her zaman kendini entel zanneden insanlarla gezerler, entellerin takıldıkları kafelere barlara takılırlar. İşleri güçleri şaklabanlıktır. Sadece yalakalık yapmayı becerirler. Zaten başka işleri de yoktur yalakalık ve şaklabanlıktan başka. İçinde insan sevgisi barındırmayan insanlar alır genelde bu süs köpeklerini. Dedim ya entel diye tabir edilen yararsız tiplerindir bu süs köpekleri. Ancak ne kadar yarasız olurlarsa olsunlar onlar kendilerine çok yararlı sanarlar. Sanki bu süs köpekleri olmasa entel sahipleri hiç bir şey yapamayacak sanarlar kendilerini. Kendini entel sanan dangalakların bu dangalak süs köpekleri sadece iyi havlarlar. İnce ince havlayıp kendilerini bi halk sanarlar. Halbuki havlamaktan ve sahibine yalakalık yapmaktan başka hiç bir işe yaramazlar. Bakın çevrenize bu süs köpeklerinde öyle çok vardır ki...
29 Temmuz 2010
- 15:37:13
Ekleyen editör:
Harun Sak
YORUM : Ona karşıyız,buna karşıyız.Ya ne olacak bu ilçemizin hali bunu söyleyin Allahaşkına,şu an Bursa'nın en yoz ilçesi biz kaldık,dağlı dediğimiz Orhaneli,Keles bile bizi solladı,bu kadarı fazla bence.O gelsinmi istemem,bunu kuralımmı ilçenize,yok sağolun biz almayalım.40 yıldır bu böyle,taaa rahmetli Vedat Şemaki amcadan beri,bu makus talihimiz ne zaman değişecek bizim,ben gül gibi ilçem dururken,elin Bursasında neden çalışıyorum ve benim gibi yüzlercesi.Benim ve onların hakkı değilmi çocuklarını kendi memleketinde büyütmek,istihdam yok,iş sahası yok ama biz Yenişehirliler yinede her zamanki gibi hem kel hem foduluz,istemeyiz getirmeyin deriz.Allah sonumuzu hayır etsin.